TANRIYI KIYAMETE ZORLAMAK VE ARMAGEDON SAVAŞI NEDİR

, , Leave a comment

Hıristiyan Fundamentalizmi, devrim sonrası hareketlerden, binyılcılığa, evrim ve kürtaj karşıtlığına dayanır (Kılıç, 2008: 65-86). G. Hallsell, Hıristiyan fundamentalizmi için çok önemli bir yeri olan Evangelistleri şu şekilde tanımlamaktadır; “Amerika’da yeni bir dini mezhep var. “Çılgınlar” denen kişilerden değil, yerleşik, orta ile orta-üstü sınıfa mensup Amerikalılardan oluşuyor. Bu insanlar söz konusu “kült”ün temel esaslarını anlatan TV vaizlerini dinliyorlar ve buralara her hafta milyonlarca dolar akıtıyorlar. Hal Lindsey ve Tim LaHaye’i okuyorlar. Tek hedefleri var: Kendilerini zahmetsizce, Armegadon savaşını ve Dünya gezegeninin yok oluşunu izleyecekleri yere, yani göğe yükseltmesi için Tanrı’nın elini çabuk tutmasını sağlamak. Bu doktrin, “Güney Baptist”, “Bağımsız Baptist” ve “İncil Kilisesi” adı verilen kiliseler ve mega kiliseler yanında, “Tanrı Toplulukları” Pentecostal ve diğer karizmatik kiliselere hakimdir” (Hallsell, 2003: 16). Evangelistlere göre; Armagedon savaşında yeryüzündeki tüm ulusların güçleri Kral İsa ve onun aziz takipçilerine karşı savaşacaklardır. Hz. İsa, tarihin bu en kanlı savaşında milyonları perişan edecektir. İlk saldırı Hz İsa tarafından başlatılacak. Kendisi bir silah getirecek ve bu silah nötron bombasının yaptığıyla aynı etkiyi yapacaktır

Evangelislerin ABD’de çok sayıda taraftarı ve sempatizanı bulunmaktadır. Örneğin ABD başkanlarından Jimmy Carter, Ronald Reagan ve George Bush Evangelist olduklarını üstü kapalı şekilde dile getirmişlerdir. Watergate komplocusu Charles Colson, sürgündeki Siyah Leopar Partisi lideri Eldridge Cleaver, Hustler dergisi yayıncısı Larry Flynt, Oregon eski Senatörü Mark Hatfield, Aliver North, Bağımsız Savcı Kennehh Starr, Trennt Lott ve Tom Delay’ın da aralarında bulunduğu birçok muhafazakâr Cumhuriyetçi lider de Evangelistlerle aynı görüşü paylaşmaktadır (Hallsell, 2003: 52). ABD Başkanı Ronald Reagan, 1980’de Vaiz Jim Bakker’le yaptığı bir söyleşide; “Düşünün bir kere! En az 200 milyon Doğulu asker ve bir ondan fazla da Batılı… Yeniden dirilmiş Roma İmparatorluğu (Batı Avrupa)! İsa Mesih, kendi şehri Kudüs’ü harap edenlere vuracak. Daha sonra Megiddo (Armagedon) vadisinde toplanmış ordularla savaşacak. Kudüs’ten başlayarak akan kanın 200 mil uzunluğunda ve atların başı seviyesinde olacak olması kimseyi şaşırtmasın… Bütün vadi savaş araçları, hayvanlar, insan gövdeleri ve kanla dolacak.” demiştir (Hallsell, 2003: 33). Yine, Reagan, 1983’te Amerika İsrail Halkla İlişkiler Komitesi’nden Tom Dine ile yaptığı bir söyleşide; “Aşikâr ki, Eski Ahit’teki eski peygamberlerimize ve Armagedon’la ilgili önceden haber verilmiş alametlere geri dönüp baktığımızda, acaba olacakları görecek nesil biz miyiz diye merak ediyorum… İnanın bana, bu kehanetler açık şekilde yaşamakta olduğumuz şu günleri tasvir ediyor.” demiştir (Hallsell, 2003: 29). Evanjelit TV Vaizi, Jack Van Impe’ye göre de felaket esnasında bir nükleer savaşın olacağını Kitab-ı Mukaddes gayet açık bir şekilde haber vermektedir. Ona göre bu savaşta İnsanlığın 1/3’ü ateş, duman ve kükürtten dolayı yok olacak. Onların gözü önünde bir ateş oburu çıkacak. İsrail’e karşı yürüyen kuzey ordusu ve bütün memleketler Tanrı’nın kıskançlık ateşiyle yok olacak. Eski ve Yeni Ahit bir nükleer soykırım olacağı görüşünde birleşmektedir (Hallsell, 2003: 36). Yine Evangelist olan Dallas İlahiyat Fakültesi Başkanı Dr. John Walvood, verdiği bir röportajda; “Tanrı bütün kullarını bir görmez” demiştir. Bir milyarlık Müslüman âleminin durumu ne olacak, sorusu üzerine konuşmasına şu şekilde devam etmiştir: “ Tanrı’nın Yahudiler ve Hıristiyanlar için planları vardır, diğerleri Hıristiyan olmadıkça böyle bir şey söz konusu değildir. Tanrı’nın Hıristiyanlar için cennetle, Yahudiler için ise yeryüzüyle ilgili bir planı vardır.”

Son Kutsal Savaş; Armagedon İsrail’in kurulmasından sonra Fundamentalist Yahudilerin Müslüman komşularına karşı oluşturduğu başlıca tehdit, teolojik motivasyonla takip edilen toprak yayılmacılığı olmuştur. Bunun kaçınılmaz sonucu olarak savaş başlamış ve günümüzde de devam etmektedir. Kutsal savaş kavramını tek tanrılı dinler arasında ideolojilerine ilk sokan Yahudilerdir (Ruelland, 2004: 9). Kitab-ı Mukaddes’de “kutsal savaş” şöyle tarif edilmektedir; “Seçilmiş Halk’ın ülke ve tanrıları Yehova için dövüşmesidir.” Kitab-ı Mukaddeste, Yahudilere, düşmana karşı korkusuzca yürüme, yendikleri düşmanın putlarını yıkma, onlarla evlenmeme, onlara acımama ve öldürülmeleri için buyruk verilmiştir (Kılıç, 2008: 65-86). Yahudi din adamlarının İsrail devletinin Kutsal Kitap’ta belirlenmiş sınırlarının hangi bölgeleri kapsayacağı konusundaki en geniş yorumu şöyledir: “Doğu’da Ürdün, Suudi Arabistan’ın büyük bir bölümü, Kuveyt, Fırat Havzası ve Irak’ın bir kısmı, Güney’de Sina Yarımadası, Kahire ve Mısır’ın bir bölümü, Batı’da Kıbrıs, Kuzey’de ise Lübnan, Suriye ile Van Gölü’ne kadar uzanan Türkiye topraklarının bir kısmı vardır. Söz konusu bu sınırlar İsrail’deki ulusalcı ve dinî çevrelerde oldukça popülerdir” (Shahak, 2004: 31). Ortadoğu toprakların Yahudi inancı açısından önemli olmasını sağlayan başka bir gerekçesi de yerini Tanrı’nın belirlediği ve Hz. Süleyman tarafından inşa edilen “Süleyman Mabedi”dir (Garaudy, 2013: 23; Tanyu,1980: 28). İsa Mesih’in yeryüzüne döneceği beklentisi, Kitab-ı Mukaddesin ana konularından biridir. Yahudilere göre; İsa Mesih’in gelmesi için üç şeyin yerine getirilmesi gerekmektedir. Bunlar; vaat edilen topraklarda büyük ve yeterli sayıda Yahudilerin yerleşip devlet kurması, Kudüs’ün ele geçirilmesi ve Süleyman Mabedinin yeniden inşa edilmesidir (Şafak, 2006: 109) Eski Ahit’te bu dönüş, sık sık “Rabbin Günü” şeklinde ifade edildiği gibi “Mahkeme Günü” olarak da anlatılmıştır

Daha önce de Kısmetse Olur Erdem ve Semih Melis yüzünden kavga etti konusuna değinmiştik ona da bir gözatabilir, hakkında detaylı bilgiler alabilirsiniz.

55 kez okundu.

Paylaşın:

 

Leave a Reply

(*) Required, Your email will not be published